|
CITREX 40 mg 28 Film Tablet
Formülü:
Her film tablet 40 mg Sitalopram’a eşdeğer Sitalopram hidrobromür
içerir. Boyar madde olarak titanyum dioksit ihtiva eder.
Farmakolojik
Özellikleri:
Sitalopramın antidepresan etkisi, selektif serotonin geri alım
inhibitörü (5-HT) olması nedeniyle santral sinir sisteminde serotonerjik
aktiviteyi potansiyelize etmesinden kaynaklanır.
Sitalopram bir rasemik karışımdır (50:50) ve 5-HT geri alım inhibisyonu (S)-
enantiyomerinden dolayıdır.
Sitalopramın 5-HT1A, 5-HT2A, dopamin D1 ve
D2, α1, α2 ve β - adrenerjik, histamin H1, gamma
aminobutirik asit (GABA), muskarinik, kolinerjik ve benzodiazepin
reseptörlerine afinitesi yoktur ya da çok düşükdür.
Farmakokinetik Özellikler
Tekli ve çoklu dozlarda 10-60 mg/gün doz aralıklarında sitalopramın
farmakokinetiği doğrusal ve doz orantılıdır. Biyotransformasyonu daha çok
hepatik yolladır. Ortalama terminal yarı ömrü 35 saattir. Günde tek doz
kullanıldığında bir hafta içinde kararlı durum plazma derişimlerine
ulaşılır.
Absorpsiyon ve Dağılım:
Tekli oral dozun alımını takiben 4 saatte doruk kan düzeylerine ulaşılır.
Sitalopramın mutlak biyoyararlanımı % 80 civarındadır ve gıdalarla alımı
absorbsiyonunu etkilemez. Dağılım hacmi 12 L/kg’dır.
Metabolizma ve Eliminasyon:
Sitalopramın sistemik klerensi 330 ml/dk.’dır. Bunun yaklaşık % 20’si renal
klerensden ileri gelir.
Sitalopram; demetilsitalopram (DCT), didemetilsitalopram (DDCT), sitalopram-N-oksit
ve deamino propiyonik asit türevlerine metabolize olur. Değişmemiş
sitalopram plazmadaki başlıca bileşiktir.
Sabit serum düzeylerinde sitalopram metabolitleri olan DCT ve DDCT
derişimleri ana bileşiğin sırasıyla yaklaşık yarısı ve onda biri kadardır.
Özel Popülasyonlar:
Yaş: Sitalopramın AUC ve yarı ömrü 60 yaş ve üzeri bireylerde tek doz
uygulamada sırası ile % 30 ve % 50, çoklu doz uygulamalarında ise % 23 ve %
30 artış gösterir. Yaşlı hastalar için 20 mg’lık doz tavsiye edilir (Bkz.
Kullanım şekli ve Dozu).
Cinsiyet: Cinsiyete bağlı doz ayarlaması yapmaya gerek yoktur.
Azalmış Karaciğer Fonksiyonu: Karaciğer fonksiyonlarında azalma olan
hastalarda sitalopram oral klerensi sağlıklı bireylere kıyasla % 37 azalmış
ve yarı ömrü iki kat artmıştır. Karaciğer bozukluğu olan hastalar için
tavsiye edilen doz 20 mg’dır.
Azalmış Böbrek Fonksiyonu: Hafif ve orta şiddette böbrek fonksiyon bozukluğu
olan hastalarda oral klerens sağlıklı bireylere kıyasla % 17 azalmıştır. Bu
hastalar için özel doz ayarlamasına gerek yoktur. Ciddi böbrek yetmezliği
olan hastalar için sitalopramın farmakokinetiği hakkında yeterli bilgi
mevcut değildir (kreatinin klerensi < 20 ml/dak).
Endikasyonları:
Sitalopram, depresyon tedavisi ve relaps/reküransların
önlenmesinde endikedir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), agorafobili veya agorafobisiz panik
bozukluğu tedavisinde kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Sitalopram, monoamin oksidaz inhibitörü ile birlikte kullanıldığında
kontrendikedir (Bkz. Uyarılar / Önlemler). Sitaloprama ve terkibindeki
eksipiyanlara aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
Uyarılar / Önlemler:
Antidepresan ilaçların özellikle çocuk ve gençlerdeki kullanımlarının,
intihar düşünce ya da davranışlarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu
nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun
arttırılma / azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği
huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya
da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi
edicilerce yakinen izlenmesi gereklidir.
Sitalopram ve monoamin oksidaz inhibitörü (MAOI) ilaçlar eş zamanlı
kullanılmamalı ve MAOI ilacın kesilmesinden sonraki 14 gün içinde
verilmemelidir. MAOI ile tedaviye ancak sitalopram kullanımına son
verildikten 7 gün sonra başlanabilir.
Hasta manik faza girdiği takdirde, sitalopram derhal kesilmeli ve bir
nöroleptik ilaçla tedavi edilmelidir.
Tüm antidepresan tedavileri ile olduğu gibi, anlamlı bir remisyon ortaya
çıkana kadar depresif hastalardaki intihar olasılığı devam etmektedir, çünkü
inhibisyonun kalkışı, antidepresan etkiden önce oluşabilir.
Gerek yetişkin gerekse çocuklarda kullanımlarında, tedavinin özellikle ilk
haftalarında ajitasyon şeklinde zarar verici davranış değişikliklerine neden
olabilir.
Panik bozukluğu olan bazı hastalarda, antidepresan tedavisinin
başlangıcında, anksiyete semptomlarında artış görülebilir.
Bu paradoks reaksiyon, genellikle tedavinin ilk iki haftası içinde kaybolur.
Benzer paradoks anksiyojenik etkiyi azaltmak için, başlangıç dozunun düşük
tutulması önerilir (Bkz. Kullanım şekli ve Dozu).
Çocuklarda kullanım;
Pediatrik hastalarda ilacın güvenilirlik ve etkinliği ile ilgili bir bilgi
yoktur.
Gebelik ve Lokasyonda
Kullanımı:
Gebelik kategorisi C’dir. Hamile kadınlarda yapılmış yeterli ve
kontrollü çalışmalar yoktur. Bu nedenle hamilelik döneminde ilacın
kullanımının sağlayacağı klinik yarar, potansiyel riskten daha yüksek
değilse sitalopram kullanılmamalıdır.
Sitalopram çok düşük konsantrasyonlarda süte geçer.
Araç ve Makine
Kullanımı Üzerine Etkisi:
Sitalopram entelektüel fonksiyonu ve psikomotor performansı bozmaz.
Ancak, psikotropik ilaç kullanan hastalarda hastalığın kendisine ve/veya
verilen ilaca ya da her iki faktöre de bağlı olarak dikkat ve
konsantrasyonda bir miktar azalma beklenebilir.
Bu nedenle hastalar, araç ve makine kullanımı esnasında dikkatli olmaları
gerektiği konusunda uyarılmalıdır.
Yan Etkiler / Advers
Etkiler:
Sitalopram kullanımı ile gözlenen yan etkiler genellikle hafif ve geçici
niteliktedir. Bu istenmeyen etkiler daha çok tedavinin başlangıcında (ilk
1-2 haftada) görülür ve depresif durum azaldıkça yan etkiler de azalır.
Sitalopram kullanımı ile ilişkili görülen en yaygın yan etkiler:
Santral Sinir Sistemi: Uyku hali, uykusuzluk.
Gastrointestinal: Bulantı, ağız kuruluğu.
Genel: Aşırı terleme.
Sitalopram kullanımı ile ilişkili ender görülen yan etkiler:
Santral Sinir Sistemi: Anksiyete, anoreksi, ajitasyon,
esneme.
Dermatolojik: Kabartı, kaşıntı.
Endokrin & Metabolik: Seksüel fonksiyonlarda bozukluk.
Gastrointestinal: Diyare, hazımsızlık, kusma, karın ağrısı,
kilo alma.
Nöromüsküler & iskelet: Tremor, artralji, miyalji, nadiren konvülsiyon.
Solunum: Öksürük, rinit, sinüzit.
Sitalopram, kalp atım hızında klinik açıdan pek önem taşımayan bir azalmaya
neden olabilir. Kalp atım hızı önceden de düşük olan hastalarda bradikardiye
yol açabilir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İlaç Etkileşmeleri ve
Diğer Etkileşmeler:
Alkol: Sitalopram alkolün kognitif ve motor etkilerini
potansiyalize etmez. Ancak alkol ile birlikte sitalopram alınması önerilmez.
MAO inhibitörleri: Sitalopram MAO inhibitörleri ile birlikte kullanIldığında
hipertansif krizlere neden olabilir.
Simetidin: Sitalopram ve simetidinin kombine kullanımı sonucu sitalopramın
AUC ve Cmaks değerleri sırasıyla % 43 ve % 39 artmıştır. Bu nedenle yüksek
doz simetidin kullanılması gerekiyorsa sitalopram dozunun dikkatli
ayarlanması gerekir.
Digoksin: Sitalopram ve digoksin birbirlerinin farmakokinetiğini etkilemez.
Lityum: Sitalopram ve lityum birbirlerinin
farmakokinetiğini etkilemez. Ancak lityum sitalopramın serotonerjik etkisini
arttırabileceğinden birlikte kullanılacağı zaman dikkat edilmelidir.
Sumatriptan: Sumatriptan selektif serotonin geri alım inhibitörlerinin (fluoksetin,
fluvoksamin, paroksetin, sertralin, sitalopram) serotonerjik etkilerini
güçlendirebileceğinden birlikte kullanılmaları tavsiye edilmez.
Varfarin: Sitalopram varfarinin farmakokinetiğini
etkilemez. Klinik olarak nedeni bilinmemekle birlikte protrombin zamanının %
5 arttığı gözlenmiştir.
Karbamazepin: Sitalopram karbamazepinin farmakokinetiğini
etkilemez. Her ne kadar sitalopramın plazma düzeyleri etkilenmese de
karbamazepinin enzim indükleyici özelliği göz önüne alındığında her iki ilaç
birlikte kullanıldığı takdirde karbamazepinin sitalopramın klerensini
arttırma olasılığı düşünülmelidir.
Ketokonazol: Sitalopram ve ketokonazolun kombine
kullanılması ketokonazolun Cmaks ve AUC’sini sırasıyla % 21 ve % 10 oranında
düşürür. Sitalopramın farmakokinetiği önemli ölçüde etkilenmez.
Sitalopram ile birlikte elektrokonvülsif terapi uygulanmasına ilişkin
yeterli klinik deneyim yoktur.
Bitkisel ilaçlar: Ginseng, St. John’s Worth, efedra ve kava
kava ile birlikte kullanımı santral sinir sistemi depresyonunu arttırır.
GEÇİMSİZLİK: Yoktur.
Kullanım Şekli ve Dozu:
Depresyon tedavisi
Sitalopram tedavisine genellikle oral yoldan günde tek doz 20 mg olarak
başlanır. Kişinin tedaviye cevabı ve hastalığın seyrine göre doz 40 mg’a
çıkartılabilir. Hastanın vereceği cevaba göre günlük verilebilecek en yüksek
doz 60 mg’dır.
Besin alınmasından bağımsız olarak, sabah veya akşam alınabilir.
Panik bozukluk tedavisi
Günlük 20 mg’lık doza çıkmadan önce, başlangıçta günde 10 mg’lık oral dozda
kullanılması tavsiye edilir. Hastanın tedaviye vereceği bireysel cevaba
göre, günde en fazla 60 mg’a çıkabilir.
OKB tedavisi
Başlangıç için önerilen günlük doz 20 mg’dır. Klinik değerlendirmeye göre
gerekli görüldüğü takdirde, günlük doz, 20’şer mg’lık bölümler halinde
arttırılarak 60 mg’a çıkarılabilir.
Yaşlı hastalar: (65 yaş üstü)
Depresyon tedavisi
Sitalopram, oral yoldan, günde tek doz olarak, 20 mg kullanılır.
Hastanın cevabına ve depresyonun şiddetine göre doz, günde en fazla 40
mg’lık dozlarda verilebilir.
Panik bozukluk tedavisi
Günlük 20 mg’lık doza geçmeden önce, ilk hafta, günde 10 mg’lık oral dozla
başlanması önerilir. Hastanın vereceği bireysel cevaba göre, günde en fazla
40 mg’a çıkılabilir.
Çocuklar
Bu popülasyonda, güvenilirlik ve etkinlik ile ilgili yeterli çalışma mevcut
değildir.
Azalmış böbrek fonksiyonu
Böbrek fonksiyonları hafif ya da orta derecede azalmış olan durumlarda doz
ayarlaması yapılmasına gerek yoktur. Ciddi böbrek bozukluğu olan hastalarda
tedbirli olunmalıdır.
Azalmış karaciğer fonksiyonu
Karaciğer fonksiyonu azalmış hastalarda, günlük 30 mg’lık dozun üzerine
çıkılmamalıdır.
Tedavi süresi
Antidepresif etki, genelde 2-4 hafta içinde ortaya çıkar.
Antidepresanlarla tedavi semptomatik olduğundan, relapsları engellemek için
6 ay ya da daha uzun süre kullanmaya devam etmek gerekir.
Rekürant depresyonu (ünipolar) olan hastalarda, idame tedavisine birkaç yıl
devam edilmelidir.
Panik bozukluk tedavisinde kullanıldığında sitalopram, yaklaşık 3 ay sonra
maksimum etki gösterir ve tedaviye devam edildiği sürece cevap korunur.
OKB tedavisinde ilacın etkisi 2-4 haftada başlar, iyileşme zaman içinde
görülür.
Tedavi bırakılacağı zaman, ilaç hemen kesilmemeli birkaç hafta içinde doz
azaltılarak kesilmelidir.
Doz Aşımı ve Tedavisi:
Sitalopramın, tek başına veya diğer ilaçlarla ve/veya alkolle birlikte
alındığında aşırı dozuna en sık eşlik eden semptomlar uyku hali, terleme,
bulantı, kusma, tremor, uyuşukluk ve sinüs taşikardisidir. Çok nadir olarak
gözlenen semptomlar ise amnezi, konfüzyon, koma, konvülsiyon,
hiperventilasyon, siyanoz, rabdomiyoliz ve EKG bozukluklar› (QT aralığında
uzama, nodal ritim, ventriküler aritmi). Hiçbir vaka ölümle
sonuçlanmamıştır.
Spesifik antidotu yoktur. Tedavi semptomatik ve destekleyicidir. Yeterli
ventilasyon ve oksijenasyonun sağlanabilmesi için hava yolu açık
tutulmalıdır. Oral alımdan sonra mümkün olduğunca erken, gastrik lavaj
yapılmalıdır. Medikal gözlem önerilir. Sitalopramın oldukça geniş hacimlerde
dağıllması durumunda diürez, diyaliz, hemoperfüzyon ve transfüzyon değişimi
yararlı olabilir.
Saklama Koşulları:
25 ºC’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
Ticari Takdim Şekli ve
Ambalaj Muhtevası:
28 tabletlik blister ambalajlarda
|